karalamalarım

Yalan Kutlamalarınızı S*keyim!

Yalan Kutlamalarınızı S*keyim!

Hadi ama, gerçekten mi? Gerçekten inandık mı bugünün kadınlar için gerçekten özel kılındığına? Veya şöyle sorayım, bugün bir kadının evde şiddet görmediğinden emin miyiz? Bir kadının şuan siz bu satırları okurken tecavüze uğramadığına emin miyiz ey insanlar? Değiliz. Hiçbir zaman da olamayacağız. Çünkü bu hiçbir zaman durmayacak. Çünkü hala bir yerlerde birileri oğluna “göster oğlum…

Sensizlik miydi son kurşunun?

Sensizlik miydi son kurşunun?

Doldur be meyhaneci! Diyemiyorum çünkü sabah verebileceğimi düşünmememe rağmen en azından devamsızlıktan kalmayayım diyerek gideceğim bir sınavım var ve zaten şömine bira ikilisiyle hemen hemen aynı dengeyi kurdum. Evet geçemeyeceğim dersin yoklamasına gidiyorum. Okuyan kimse olmamasına rağmen okuyanlar arasında bunu yapan elbet vardır. Olmayacağını bile bile çabalamaktır bu. Geçemeyeceğini bilirsin ama sabahın en soğuk saatlerinde…

Ne Haldeyim? (tutamıyorum zamanı)

Ne Haldeyim? (tutamıyorum zamanı)

Selam, yine ben. Bu ekranın başına en son yaklaşık iki ay önce geçtiğimi fark ettim. Aslında ha yazdım ha yazacağım derken kafamda içerik biriktikçe ve sıraya girdikçe üşengeçlik bastırdı diyebiliriz. Yazmaya enerji de bulamadım açıkçası. Son zamanlarda yazmaya değer çok şey düşündüm. Hatice Annenin (Barış Akarsu’nun annesi) ölümü üzerine uzun uzadıya bir yazı yazmak istemiştim…

Neler Oldu Neler? – 01 (yeni evden)

Neler Oldu Neler? – 01 (yeni evden)

Selam! Nasılsınız? Yok yok baştan alalım. Merhaba! Bu da olmaz :/ Yazı yazmak hepimizin her gün yaptığı bir şey değil mi aslında? Öyle ama bir konuya girmek veya bir kompozisyonun girişini yazmak her zaman bana zor gelmiştir. Yazıyı sıklıkla mesajlaşmak için kullanıyoruz. Peki mesajlaşırken ne yapıyoruz? Bir şekilde bir yerden tutup sohbete bağlamaya çalışıyoruz. Blog…

Beynim Gerçekleşmemiş Hayallerin Gölgesinde Kaldı

Beynim Gerçekleşmemiş Hayallerin Gölgesinde Kaldı

Selam, blogumu okuyan 3-5 kişiden biri 🙂 Umarım enerjik bir zamanınıza denk getirip de depresif bir yazıyla canınızı sıkmıyorumdur 😀 Gerçi bunun zamanını ben değil siz belirliyorsunuz. Yani modunuz yüksekse şuan tarayıcıyı kapatıp daha sonra dönmek üzere gidebilirsiniz 😀 Aslında yazı depresif başlık altında sadece kendime bir sitem yazısı. Yani herhangi bir duygusallık barındıracağını düşünmüyorum….

Çizdiğin Yoldan Gidebilecek Misin?

Çizdiğin Yoldan Gidebilecek Misin?

İçinden gelen ses uyandırır seni. Eline aldığın bir çantaya doldurursun ilk aklına gelenleri. Zaten o an pek de bir şeye ihtiyacın olmadığını düşünürsün. Eğer geri dönmeyi düşünmüyorsan yanına aldığın eşyaların çoğu sende anısı olan şeylerdir. Oluşturacağın yeni anılarınla eskileri kavuşturmak için bir yolculuktur bu aslında. Yüzleştirirsin hayatının her bir sahnesini. Eğer o çantayı çoktan eline almışsan, gelecek daha ağır basmış demektir. “Gel geçmişim, gidiyoruz” dersin. Kapıyı çekip çıktığında, otobüs beklerken, sevdiğini hayal ederken, adımlarının ritmine kapılmışken içinden tekrarlarsın “Gidiyorum, gerçekten gidiyorum; bu benim hikayem…”

Ya kasiyer olayım, ya da sinemada sana yer göstereyim!

Ya kasiyer olayım, ya da sinemada sana yer göstereyim!

Birkaç gündür görüşemiyoruz farkındayım ama telafi edecek kadar fazla içerikle geliyorum şimdi 🙂 Ve yine blog için bir şeylerle uğraşıyordum. Böyle küçük çaplı bir blog için fazla şey yaptığımı düşünenler olacaktır ama zevk alıyorum bu durumdan 🙂 O yüzden çap önemli değil önemli olan görsellik, rahatlık ve heves almak 😀 Bugün YKS sonuçlarının açıklandığı postları…